Yürüyen Ölüler- Klasik bir Zombi hikayesi

wac-22

 

Tarihin başından beri süregelen bir gelenektir hikaye anlatmak. Bir hikaye anlatırken , en önemli konu , hikayenin orijinal oluşu kadar, hikayenin anlatılış biçimidir. Zamanımızda , o kadar çok farklı tarz işlenmiştir ki, hikayenin orijinalliğinden çok anlatılış biçimi daha fazla önem kazanır olmuştur. Örnek olarak vampirleri alalım. John Polidori’nin kitabı olan “Vampyre” ilk basılı vampir kitabı olarak anılır. Fakat o tarihten sonra binlerce “vampir edebiyatı” kitabı kitapçılarda yer almıştır. Bunlardan bazıları silinip gitmiştir, bazılarıysa hala çok okunan kitaplar listesindedir.Twilight çılgınlığı buna en güzel örnektir.

Zombi edebiyatı da aynı vampir edebiyatı gibidir. Ama zombi edebiyatına girmeden evvel kısaca zombilerin ne olduklarına bakalım.

clark-kent-and-supermanSüper kahramanların çoğunun , yaşamlarını devam ettirmeleri için bir işte çalışmalarına ihtiyaç vardır. Superman belki dünyayı 20 kere kurtarmıştır, ama kimse ona bunun için para vermemiştir. En fazla sembolik olarak şehrin anahtarını vermişlerdir , o da bir işe yaramaz. Bir süper kahraman , kostümüyle gidip bir şirkette işe de başvuramaz. Taytlı , pelerinli haliyle şirkette alay konusu olacağı ve ciddiye alınmayacağı için, kendisini normal bir insan gibi gizlemek ve işe öyle gelmek zorundadır.

Hayatının yarısını kötü adamları kovalayarak geçiren birisinin uyuması, dinlenmesi ve geri kalan kısmında çalışıp para kazanması oldukça yorucudur. Tabii bu karakteri yazan yazar için de büyük bir sorundur . Hayatının 8 saatini çalışarak geçiren bir kişi ; uykuda yaklaşık 8 saat, yemek yeme ve işe gidiş gelişlerde de 2 saat harcayacağına göre, pek fazla kötüleri kovalama zamanı kalmayacaktır. .O yüzden denenmiş ve kabul görmüş formüllerden yola çıkılarak süper kahramanlar için belli işler belirlenmiştir, süper kahramanların yaptıkları işler belli sınırlarla çizilmişlerdir.

 

Peki nedir bunlar ? Kısaca bakalım…

 

kapak

1970li yıllarda Queen ‘in Bohemian Rhapsody şarkısını klip olarak çekmesi bir olay olmuş, ve yeni bir sektörün açılışı olarak kabul edilmişti. Geçen yıllarda ilerleyen teknolojiyle beraber , çekilen klipler de evrim geçirdi, ve ilerledi. Şu sıralar klip çekmeyen yeni bir şarkıcının piyasada tutunması oldukça zordur.

 

Çok fazla olmasa da , bazı müzik kliplerinin bir kısmı ya da tamamı  çizgi film olarak çekilmiştir. Bu haftaki yazım bunlarla ilgili. Klipler , herhangi bir sıralamaya göre dizilmemiştir, tamamen kendi sevdiğim ve eğlenerek izlediğim kliplerden bazılarıdır..

 

rawhide_kid_cvr

 

Evet, oldukça şaşırdımız değil mi? Gay süper kahraman mı olurmuş? Şu ana kadar okuduğunuz çr’leri bir hatırlayın. Asteriks’i, Tenten’i ya da Red Kit’i bir erkekle beraber öpüşürken ya da sevişirken görmediniz değil mi?

Ama aslında yurtdışında “gay” çr kahramanları , pek yaygın olmamakla birlikte, çok ta yabancı olmayan bir konu.

Bu konuyu üç değişik ülkede çıkan çr’ler bazında inceleyelim.

 

sk1

Amerikan çizgi romanlar ilk çıktıklarında, hedef kitleleri daha çok 13-18 yaş arası genç erkeklerdi. Bu yüzden genelde konular süper kahramanlar, korku, savaş ve bilim kurgu üzerine olurdu . Kadınlar genelde daha çok yan rollerde oynarlar, ve daha çok kahramanların kurtarmaya koştukları “başı belada güzel” rollerinde oynarlardı.

Peki şu anda öyle mi ?

Vampirella , Witchblade, ya da Batman’ı canından bezdiren Kedi kadın, sizce öyleler mi ?

Gelin kısa bir gezintiye çıkalım ve çizgi romanlardaki kadınların gelişimini izleyelim.

 

Batman Ailesinin kötü kızı : Cassandra Cain

batgirl

Eğer DC evrenini biliyorsanız, Gotham şehrinin Batman ve ailesi tarafından korunduğunu da bilirsiniz. Bu aile ilk başta sadece Batman ve Robin’den oluşurken, zamanla bu aile büyüdü , genişledi ve içine Oracle, Nightwing, Huntress, Spoiler gibi yeni isimler de eklendi. Bu eklenen isimlerden bir tanesi Bat-girl idi. Bat-girl kişiliği de zaman içinde farklı insanlar tarafından canlandırıldı ( aynı Robin gibi) ama en unutulmaz olanı, kesinlikle Cassandra Cain’dir.

 

Web sayfama hoş geldiniz,

Ben Tunç Pekmen. 1974 yılında İzmir'de doğdum, ve Alsancak'ta büyüdüm. O zamanlar NATO hala aktif görevdeydi, ve bir sürü üst düzey personel yanında ailesiyle beraber Türkiye’ye taşınmışlardı. Annem İskoçyalı olduğundan bu yabancı ailelerin çoğuyla tanışmış, ve beni İngilizce okuma ve yazmaya teşvik etmek için onların çocuklarından ödünç aldığı çizgi romanları bana vermeye karar vermişti. Şu anda eminim çok büyük bir hata yaptığının farkındadır. Fakat, taktiği işe yaramıştı; hala ilk okuduğum İngilizce kelimeyi hatırlarım , Batman kendi kendine düşünürken “ next stop” diyordu.

Devamı için lütfen tıklayın...