<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uzun John</title>
	<atom:link href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn</link>
	<description>..</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Apr 2012 19:11:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Fan Service Nedir ?</title>
		<link>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=647</link>
		<comments>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=647#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2012 19:11:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çizgi roman İncelemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=647</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık 3 aydır bir şey yazmıyordum. Bunun nedeni hem ev taşıması hem de yeni eve internetin geç bağlanması yüzündendi. Bu yüzden hafif bir yazıyla başlamak istedim. Konumuz “fan service”   Fan service kelimesini mangacılar ve animecilerin iyi bildiğini tahmin ediyorum, ama bilmeyenler için açıklayalım. Fan Service kelimesi, özellikle manga ve anime’den türemiş, okuyucuyu ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 3 aydır bir şey yazmıyordum. Bunun nedeni hem ev taşıması hem de yeni eve internetin geç bağlanması yüzündendi. Bu yüzden hafif bir yazıyla başlamak istedim. Konumuz “fan service”</p>
<p><strong> <a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-Resim-1.jpg"><img class="alignnone  wp-image-640" title="fans-Resim 1" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-Resim-1-e1333307216792.jpg" alt="" width="298" height="467" /></a></strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>Fan service kelimesini mangacılar ve animecilerin iyi bildiğini tahmin ediyorum, ama bilmeyenler için açıklayalım. Fan Service kelimesi, özellikle manga ve anime’den türemiş, okuyucuyu ya da izleyiciyi sevindirmek için konuyla alakalı ya da alakasız olarak extradan konulan görüntülere verilen genel isimdir. Fan kelimesi İngilizce hayran, service kelimesi ise servis anlamına gelir. Yani aslında Türkçe’de “hayranlara yapılan kıyak” olarak da adlandırılabilir.</p>
<p>Fan Service eskiden çok geniş bir aralığı kapsardı.Bir anime’de hayranları mutlu edebilecek her tür extra görüntü fan service kapsamına girerdi. Örnek verecek olursak, bir “mecha” animesinde, gereksiz yere robotun uzun uzun farklı açılardan gösterilmesi, bir fan’ı mutlu edeceği için fan service olarak değerlendirilirdi. Yine bir aksiyon animesinde bir silahın uzun uzadıya görünmesi ve tarif edilmesi, bir yarış animesinde bir aracın gereğinden fazla detaya girilerek tarif edilmesi, hep fanservice olarak adlandırılırdı. Fakat şu sıralar fan service deyince akla sadece dişi karakterlerin verdiği frikikler gelmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yaşı müsait olanlar hatırlar. TRT1’in tek kanal olduğu yıllarda, çok popüler olan “Şeker kız Candy” diye Türkçe’ye çevrilen ve esas adı “Candy Candy” olan bir anime vardı. Çok sağlam bir “Brezilya dizisi” tarzı konusu olduğundan genelde bu anime ailecek topyekün izlenirdi. Bir bölümünde Candy hasta olup yatağa düşmüş ve titremeye başlamıştı. Ona aşık olan üvey kardeşi, Candy’i soyduktan sonra kendi de soyunup “Seni sevgimle ısıtacağım” demiş ve onun üstüne yatmıştı. TRT1’in gözünden kaçırdığı bu sahnede Candy anadan üryan bir şekilde uzun uzun izleyicilere gösterilmişti. Tahminen bu frikik sansürün gözünden kaçtı çünkü hatırladığım kadarıyla Candy’nin tüm bölümleri yayınlandı, seyrini tamamladıktan sonra başka bir Brezilya dizisi tadında anime’ye geçildi. Zaten bu bahsettiğim sahne de, tüm Candy Candy animesindeki tek frikik’ti. Tahminen Türk seyircisinin ilk gördüğü “fan service” budur &#8211; ne kadar bu sahnenin fan service olup olmadığı hala bir tartışma konusu olsa bile.</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-resim-2.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-641" title="fans-resim 2" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-resim-2-300x216.jpg" alt="" width="300" height="216" /></a></p>
<p><strong>Şeker kızımız Candy Candy </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fan service’ın artık genel olarak dişi karakterlerin verdiği frikik’ler olarak algılandığını söylemiştik. Peki nedir bunlar ? İlk başta bunlar etek altından bir kaç saniye görünen beyaz kilotla sınırlı kalırken zamanla artmış; sallanan ve zıplayan iri göğüsler, erotik pozlar, şuh bakan gözler ve kazara gerçekleşen rahatsız edici durumlar ( mesela ayağı kaydığı için erkek karakterin üzerine düşen ve erkek karakterin yüzünün etek altında kaldığı “talihsiz” ve komedi unsuru içeren kazalar) da “fan service” tanımının içine girmiştir. Fan service içeren animeler, bazı durumlarda sırf dişi karakteri biraz daha fazla gösterebilmek için konudan uzaklaşabilirler. Konuyla alakasız olarak dişi karakterlerin plaja gitmeleri, duşa almaları, jeotermal havuzlara veya spa’lar gitmeleri sıkça görülen bir durumdur.</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-resim-3.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-642" title="fans-resim 3" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-resim-3-224x300.jpg" alt="" width="224" height="300" /></a></p>
<p><strong>Grenadier adlı animeden klasik bir görüntü. Herkes spa’da </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu arada fan service ile “hentai” stilinin karıştırılmaması gereklidir.Hentai direk yetişkinler için hazırlanan çıplaklık ve porno unsurları içeren animelerdir. Oysa fan service içeren animeler her yaştan insana hitap ederler.Bazen fan service “ecchi” olarak ta alınır, fakat ben bunu çok doğru bulmuyorum. Ecchi çıplaklık anlamına gelir. Oysa fan service olması için illa da dişi karakterin çıplak olmasına gerek yoktur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fan service’in hangi tür animeler içinde yayınlanacağı gibi belli bir kıstas yoktur, çünkü en umulmadık yerde bile karşımıza çıkabilir. Genelleme yapacak olursak, daha çok “harem” “magical girl” ve “school life” tarzı animelerde karşımıza çıktıklarını söyleyebiliriz. Harem tarzı animeler  de birden fazla kız bir erkeğin aşkı için birbirleriyle yarışırlar, School life animelerde ise adından da anlaşılabileceği gibi karakterlerin okulda başlarından geçen olaylarla ilgilidir. Magical Girl anime ise normal bir kızken tuhaf bir alet ya da edevatla değişim geçirerek süper güçlü kızlara dönüşen karakterlerin maceralarını içerir. Fan service içeren animelere örnek verecek olursak harem tarzında Girls Bravo, school life tarzında Kanokon ve magical girl tarzında az da olsa ara ara fan service’e yer veren Sailor Moon gösterilebiliriz.</p>
<p>Fakat az önce bahsettiğim gibi fan service’i herhangi bir kategoriye atfetmek yalnıştır. Bir bilim kurgu animesinde ( Örn : Space adventure Cobra), dövüş animesinde ( Örn : Street Fighter ) ya da sporla alakalı bir animede ( Örn : Battle Athletes) de de fan service birden karşımıza çıkabilir.</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-resim-4.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-643" title="fans-resim 4" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-resim-4.jpg" alt="" width="564" height="373" /></a></p>
<p><strong>Sansürlü ve sansürsüz versiyonlarıyla Witchblade</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Anime artık dünyaca kabul edilen bir tarz olduğundan, bazı ülkelerde “fan service” içeren animeler televizyonlarda gösterilmemekte ve filmler sansüre uğramaktadır. Mesela az önce bahsi geçen “Street Fighter” oyununun Anime olarak yapılan uzun metraj filminde, Chun li’nin duş aldığı sahne Amerika’da sansürlenmiştir. Buna benzer olarak “Witchblade” animesinin Amerika versiyonunda kostümdeki bazı kısımlar, renklendirilme ve gölge atılma  suretiyle sansürlenmiştir. Bunun temel nedeni, Amerika’daki televizyon ve sinemalarda yaş sınırının çok ciddiye alınması ve sansürden geçen animelerin daha yaygın saatlerde daha fazla kişinin izleyebilmesi içindir.</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-resim-5.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-644" title="fans-resim 5" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-resim-5-300x174.jpg" alt="" width="300" height="174" /></a></p>
<p><strong> Chun li’nin meşhur duş sahnesi</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fan service’in tek amacı erkek izleyiciye kıyak geçmek için değildir. Ara sıra komedi unsurları da içerir. Bu da Japonların “slapstick” tarzı espri anlayışlarına bire bir uygundur. Aşırı seksi dişi karakterin üstüne düşerek iri göğüslerine kafası gömülen ve sonra ne yapması gerektiğini bilemeyen şaşkın ve utangaç cılız erkek, tam bir Japon komedi klasiğidir. ( Slapstick: Esprilerin anlaşılması için zeka gerektirmeyen, 3 yaşında çocukların bile gülebildiği, genelde el şakaları ve kaba esprilerden oluşan bir komedi tarzı. Jerry Lewis ve ülkemizden Kemal Sunal’ın ilk hababam sınıfı filmleri slapstick komedi tarzına iyi birer örnektirler.)</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-resim-6.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-645" title="fans-resim 6" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-resim-6-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p><strong>Bir komedi fan service klasiği. Dragonball</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fan service’in bir anime’de ne kadar yoğun gösterileceği belli değildir. Az önce tepede bahsettiğim Street Fighter filmindeki duş sahnesi sadece 2-3 saniye sürmekteydi. Ülkemizde de gösterilen ve çok beğenilen anime olan “Dragon Ball” da Bulma adlı dişi karakter genelde fan service ve komedi için kullanılırdı. Fakat Bulma bazen 30 bölüm hiç görünmez, sonraki 5 bölümde frikik vermez, fakat hemen arkasındaki bir bölümde de arka arkaya duşa girdiği, kazara havlusunu düşürdüğü olurdu.</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-resim-7.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-646" title="fans-resim 7" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2012/04/fans-resim-7.jpg" alt="" width="400" height="585" /></a></p>
<p><strong>Fan service altında boğulan bir anime. Daphne in the Brilliant Blue</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ama bazı animelerde de durum tam tersidir.</p>
<p>Mesela “Aika”,”Daphne in the brilliant blue” ve bir ara MTV anime kuşağında gösterilen “Ikkitousen” adlı animelerde fan service kısmı animenin önüne geçmiş, dişi karakterlerin frikik vermedikleri sahneleri yakalamak imkansız hale gelmiştir. Bu tarz animelerin amacı normal anime ile pronografi arasındaki ince hassas yerde gezinerek mümkün olduğu kadar genç erkekleri ekran başına çekmektedir.Eninde sonunda anime devasa bir pazardır ve pazarda bu tarzın da yeri vardır. Bu tarz animelerde konu genelde yok denecek kadar zayıftır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Anime izleyen herkesin farklı bir eğlence anlayışı vardır. Mesela ben her dövüşün 3-4 bölüm sürdüğü aksiyon animelerinden veya bir bakset maçının 15 bölüm sürdüğü “Slam Dunk” animesinden hoşlanmam. Fan service de kiminin çok beğendiği kimininse umursamadığı bir konudur.</p>
<p>Şahsi kanaatimi sorarsanız, dozajı kaçırılmadığı sürece fan service eğlencelidir..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tunç Pekmen</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?feed=rss2&#038;p=647</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Almanya&#8217;da dergide çıkan yazının orijinali</title>
		<link>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=631</link>
		<comments>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=631#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Dec 2011 18:32:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çizgi roman İncelemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=631</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili arkadaşlar, Okuyucularımdan ve sevdiğim arkadaşlarımdan biri olan Bengü Başbuğ, Almanya&#8217;da master tezine devam ederken bir yandan da bazı dergilere yazı yazmaya devam ediyor. Yazdığı son yazı Noel baba hakkında ve tam 35 sayfa. Bu yazısı kabul edilmiş ve Mythos-Magazin ( http://www.mythos-magazin.de/) de yayınlanmış Yazdığı yazıda benden Çizgi roman uzmanı ( abartmış tabii ama sağolsun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili arkadaşlar,</p>
<p>Okuyucularımdan ve sevdiğim arkadaşlarımdan biri olan Bengü Başbuğ, Almanya&#8217;da master tezine devam ederken bir yandan da bazı dergilere yazı yazmaya devam ediyor. Yazdığı son yazı Noel baba hakkında ve tam 35 sayfa. Bu yazısı kabul edilmiş ve Mythos-Magazin <a href="http://www.mythos-magazin.de/" target="_blank">( http://www.mythos-magazin.de/</a>) de yayınlanmış</p>
<p>Yazdığı yazıda benden Çizgi roman uzmanı ( abartmış tabii ama sağolsun böyle düşündüğü için) olarak bahsetmiş ve web sayfamı da kaynakça olarak göstermiş.</p>
<p>Yazının pdf halini görmek için tıklamanız yeter. ( Benim adım 25. sayfada geçiyor)</p>
<p>Teşekkürler Bengü&#8230;Kalemine emeğine sağlık&#8230;</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/bb_weihnachtsmann.pdf">bb_weihnachtsmann</a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?feed=rss2&#038;p=631</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KANUN NAMINA</title>
		<link>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=621</link>
		<comments>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=621#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 06:56:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uzun John Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=621</guid>
		<description><![CDATA[KANUN NAMINA Sevgili çizer arkadaşım Nadir Kutluhan ile ilk yaptığımız ortak çizgi roman.Senaryosunu ben yazdım, aklınıza gelecek diğer herşeyi ( karakalem, çinileme, boyama, balonlama, stres, sinir, beni gece arayıp küfretmeler vs&#8230; ) o yaptı. Türkiye&#8217;de bir ara çıkan Heavy Metal dergisinden editör Sn. Ahmet Kocaoğlu sebebini çok açıklayamadığı bir nedenden dolayı çizgi romanımızı reddetti, fakat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KANUN NAMINA</p>
<p>Sevgili çizer arkadaşım Nadir Kutluhan ile ilk yaptığımız ortak çizgi roman.Senaryosunu ben yazdım, aklınıza gelecek diğer herşeyi ( karakalem, çinileme, boyama, balonlama, stres, sinir, beni gece arayıp küfretmeler vs&#8230; ) o yaptı. Türkiye&#8217;de bir ara çıkan Heavy Metal dergisinden editör Sn. Ahmet Kocaoğlu sebebini çok açıklayamadığı bir nedenden dolayı çizgi romanımızı reddetti, fakat arkasından yayınlanan Gölge dergide bu çizgi roman hakkında gerek okuyucudan gerek te başka yazar-çizerlerden çok beğendiklerine dair yorumlar aldık. Çizgi romanımız alttadır, takdiri size bırakıyorum.</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/kanun-namına-1.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-619" title="kanun namına-1" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/kanun-namına-1-752x1024.jpg" alt="" width="600" height="817" /></a></p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/kanun-namına-2.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-620" title="kanun namına-2" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/kanun-namına-2-750x1024.jpg" alt="" width="600" height="819" /></a></p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/kanun-namına-3.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-615" title="kanun namına-3" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/kanun-namına-3-750x1024.jpg" alt="" width="600" height="819" /></a></p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/kanun-namına-4.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-616" title="kanun namına-4" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/kanun-namına-4-751x1024.jpg" alt="" width="600" height="818" /></a></p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/kanun-namına-5.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-617" title="kanun namına-5" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/kanun-namına-5-750x1024.jpg" alt="" width="600" height="819" /></a></p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/kanun-namına-6.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-618" title="kanun namına-6" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/kanun-namına-6-750x1024.jpg" alt="" width="600" height="819" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?feed=rss2&#038;p=621</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>STAN LEE&#8217;NİN KÖTÜ FİKİRLERİ</title>
		<link>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=608</link>
		<comments>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=608#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 06:27:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çizgi roman İncelemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=608</guid>
		<description><![CDATA[STAN LEE’nin verdiği kötü kararlar Babalarımızın ve annelerimizin eski fotoğraflarına baktığımızda çaktırmadan güleriz ya&#8230; Uzun bıyıklar, favoriler, dik yaka gömlekler, kemerli mayolar vs&#8230; Belki o zamanlarda güzel fikirlerdi, ama şu anda bizi güldürmek dışında başka bir işlevleri yoktur. 60’lı yıllarda çekilmiş bir korku filmi bize en fazla traji-komik gelir, çünkü o zamanki efektler artık bizim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>STAN LEE’nin verdiği kötü kararlar</strong></p>
<p>Babalarımızın ve annelerimizin eski fotoğraflarına baktığımızda çaktırmadan güleriz ya&#8230; Uzun bıyıklar, favoriler, dik yaka gömlekler, kemerli mayolar vs&#8230; Belki o zamanlarda güzel fikirlerdi, ama şu anda bizi güldürmek dışında başka bir işlevleri yoktur. 60’lı yıllarda çekilmiş bir korku filmi bize en fazla traji-komik gelir, çünkü o zamanki efektler artık bizim beklentimizi karşılamazlar. Bazı fikirler zamanı geçtiği ve demode oldukları için kötüdür, bazıları ise daha ilk düşünüldüğü gün kötü olma özelliği taşırlar. Stan Lee gibi bir çizgi roman dehasının da kötü fikirleri olmuştur tabii ki. O zamana göre iyi miydi de zamanla mı kötüleşti, yoksa hep kötü müydü ?  Orasını sizin takdirinize bırakıyorum. Evet, Stan Lee’nin kötü fikirlerine şöyle bir göz atalım.</p>
<p><strong>1- Dazzler</strong></p>
<p>1970’li yıllarda Marvel Comics ve Casablanca Plak Şirketleri ortak bir çalışmaya imza attılar. Marvel Comics yeni bir şarkıcı süper kahraman yaratacaklardı, Casablanca da bu şarkıcının plaklarını piyasaya sürecekti. Sonra ikisi ellerinde bir senaryoyla Filmworks’a gidip bu şarkıcının orijin hikayesinin filmini çekeceklerdi. Filmworks projeyi kabul etti ve başrolde Bo Derek’i oynatacaklarını bildirdiler. Bunun üzerine Dazzler, kabarık sarı saçlı ve dolgun göğüslü bir kadın olarak yaratıldı. Casablanca , Dazzler’in bir mutant olmasını istedi ve onun bir sürü farklı çizgi romanda gözükmesi konusunda Marvel’a baskı uyguladı. Sonra da tamamen projeden çekildi. Marvel birden elinde ne plak ne de film anlaşması olan, fakat bir sürü çizgi romanda reklamı yapılmış bir mutant şarkıcı kahramanla yalnız başına kalmıştı. Marvel mecburen bir Dazzler çizgi romanı çıkardı. Dazzler fazla tutmayınca X-Men’lere dahil edildi, en sonunda çare onu başka bir boyuta gönderip ondan kurtulmakla bulundu. Dazzler Stan Lee tarafından yaratılmamıştı, ama proje Stan Lee tarafından onaylanmıştı.</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-1.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-605" title="stanlee-1" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-1-192x300.jpg" alt="" width="192" height="300" /></a></p>
<p><em>Bo Derek&#8217;in süper kahraman hali : Dazzler</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2- Striperella</strong></p>
<p>Striperella, Stan Lee tarafından Pamela Anderson baz alınarak yaratılmış bir süper kahraman çizgi filmiydi. Striperella ( gizli kimliği Erotica Jones ) gerçek hayatta bir striptizciydi ve geceleri bir kostüm takarak Striperella karakterine bürünüyordu. Striperella’yı Pamela Anderson seslendiriyordu ve bir bölümünde Pamela Anderson ile o zamanki eşi Kid Rock konuk oyuncu olarak çizgi filmde oynamışlardı. Mizahi bir tona sahip olan çizgi film, çok fazla sükse yaratmadı. Daha sonra “Striperella” takma isimli bir striptizci, Stan Lee’ya bir kucak dansı yaparken fikrini açıkladığını söyleyip onu mahkemeye verince ortalık iyice karıştı ve çizgi film bir daha yayınlanmadı.</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-2.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-604" title="stanlee-2" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-2-206x300.jpg" alt="" width="206" height="300" /></a></p>
<p><em>Bu da Pamela Anderson&#8217;un süper kahraman hali : Striperella</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>3- NightCat</strong></p>
<p>Dazzler macerasından sonra Stan Lee’nin akıllanacağını zannederdiniz değil mi? Ama hayır, tekrar buna benzer bir projeye girdi. Jacqueline Tavarez adlı bir “B” filmi oyuncusundan esinlenerek “Nightcat” adlı bir çizgi roman karakteri ve şarkıcı yaratmaya karar verdi. Bir tane çizgi roman ve bir tane CD sonra proje iptal edildi. Bn. Tavarez şu aralar erotik filmlerde oynuyor, Nightcat karakteri ise tarihin tozlu sayfalarında yitip gitti.</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-3.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-603" title="stanlee-3" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-3-202x300.jpg" alt="" width="202" height="300" /></a></p>
<p><em>Tek sayılık kahraman : Nightcat</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>4- US1</strong></p>
<p>Tyco adlı oyuncak firmasının oyuncak kamyonlarını pazarlama amaçlı Stan Lee ile ortak yürüttükleri proje olan U.S. 1, geçirdiği bir trafik kazasından sonra metal bir kafatası takılan, ve bu metal kafatası sayesinde kamyonuyla telepatik bir ilişki kurabilen kamyoncunun hikayeleriydi. Şu anda yazarken bile ne kadar saçma olduğunu anlamama rağmen bir çocukken, beyniyle bir kamyonu hareket ettirebilen birisini okumak çok eğlenceli gelmişti. (Tabii o zamanlar 80’li yıllardı ve kara şimşek te modaydı) Bu arada ana karakterin adı da Ulysses Solomon Archer ( kısaca U.S.A) idi. Proje tutmadı ve 12 sayı sonra kapatıldı. Ama ara sıra Marvel çizgi romanlarında konuk kahraman olarak görünür.</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-4.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-602" title="stanlee-4" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-4-192x300.jpg" alt="" width="192" height="300" /></a></p>
<p><em>Süper kamyon şoförü : Ulysses Solomon Archer ( Kahramanımız Uzun John ile bir akrabalığı yoktur)</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>5- WASP</strong></p>
<p>Stan Lee’nin neden yarattığını bir türlü anlayamadığımız başka bir kahramanı daha. Gücü bir sinek boyuna kadar inmek olan, o boya inince sırtından kanatlar çıkan ve elinden şualar atabilen ( aynı bir arı gibi) bir kadındı Wasp. Fakat ne şuaları düşmanları devirecek kadar güçlüydü, ne de Wasp tehlike olarak görülen bir kahramandı. Wasp’ın herhalde en bilinen iki özelliği vardır. Birincisi tüm süper kahramanlar arasında en fazla kostüm değiştiren kadın olması, diğeri ise eşi Hank Pym’den zamanında sözsel ve fiziksel şiddete maruz kalmasıdır. Fakat ne Avengers’e başkanlık yapmış olması, ne diğer erkeklerle yaşadığı maceralar karakteri sıkıcılıktan kurtaramadı. 2008’de bu karakter öldü.</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-5.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-601" title="stanlee-5" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-5-207x300.jpg" alt="" width="207" height="300" /></a></p>
<p><em>Henry Pym&#8217;in çilekeş karısı : WASP</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>6- ARNOLD</strong></p>
<p>Stan Lee ile artık valilik günlerinin sonuna gelmiş Arnold’un ortak bir çizgi roman çıkartacakları, herhalde kimsenin düşündüğü bir şey değildi. Ama oldu. Arnoldu’un valilik günleriyle terminatör karışımı bir çizgi roman olan Governator , hem çizgi film hem de çizgi roman olarak piyasaya çıkacak. Governator’u seslendiren de Arnold’un kendisi olacak. Governator karakterinin süper araçları, süper kostümleri olacağı gibi, ailesi ve çocukları da çizgi filmde boy gösterecek. Sizi bilmem ama benim şimdiden mideme ağrılar girdi.</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-6.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-607" title="stanlee-6" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-6-213x300.jpg" alt="" width="213" height="300" /></a></p>
<p><em>Hasta La Vista bana oy veren halkım !</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>7- GARDİYANLAR</strong></p>
<p>Hokey’i halka sevdirmek için Stan Lee ve NHL ( Ulusal Hokey Ligi) nin ortak yürüttükleri bir proje olan “The Guardian Project” üstünde oldukça paralar yatırılan, en iyi çizerlerin ve bilgisayar animatörlerinin kullanıldığı bir projedir. Bu projede, 30 hokey takımını sembolize eden süper kahramanlar kullanılacak. Bir çizgi romanı çıkmış olan ve yakında filmi de çekilecek olan bu kahraman takımı aslında ilk bakıldığında oldukça heyecan verici duruyor. Fakat biraz inceleyince, karakterlerin hiç te orijinal olmadıklarını anlıyoruz. Çoğunun Marvel’in karakterlerinden bazılarının ise başka firma karakterlerden yürütüldüğü çok belli.</p>
<p><a href="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-7.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-606" title="stanlee-7" src="http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/12/stanlee-7-1024x756.jpg" alt="" width="600" height="442" /></a></p>
<p><em>Üstte yeni NHL kahramanları Lightning, Canadien,Coyote ve Panther. Alttaysa yıllardır bildiğimiz MARVEL kahramanları Silver Surfer, Iron Man, Wolverine ve Black PAnther. Aradaki benzerlik çok belli değil mi ?</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Stan Lee, zamanında bir sürü projeye imza atmış bir deha. Şu anda aktif olduğu projelere baktığımızda 88 yaşında hala genç bir delikanlı gibi. Ama son zamanlardaki projelerine bakınca artık evinin verandasında oturup torunlarının baseball maçlarına gitmesini izlemesi daha mı doğru olur diye düşünmüyor da değilim&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: xx-small;"><em>Bu web sayfasında yayınlanan tüm resim ve fotoğraflar, o yazıyla alakalı yazar/çizer’e ait olup , telif hakları onlara aittir. Bu sadece çizgi roman/çizgi filmle ilgili bir bilgilendirme web sayfasıdır, hiç bir telif hakkını çiğneme hakkı gütmemektedir. Sayfada kullanılan resimlere herhangi bir kişi/firma karşı çıkacak olursa lütfen yazarla iletişime geçsinler. </em></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?feed=rss2&#038;p=608</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düşmüş&#8230;</title>
		<link>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=598</link>
		<comments>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=598#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2011 15:23:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uzun John Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=598</guid>
		<description><![CDATA[1001 Roman Yayıncılık, 2010 Yılında konusu &#8220;İstanbul&#8221; olan bir çizgi roman yarışması düzenlemişti. Katılan kişilerin az olması ve herkesin çok farklı janralarda çizmesi üzerine katılan herkes birinci seçilmiş ve ödül almıştı. Bu yarışmaya gönderdiğim Çizgi roman olan &#8220;Sultanahmet&#8217;te bir gün&#8221;&#8216;ü daha evvel yollamıştım. Aynı yarışmaya ikinci bir çizgi roman&#8217;la da katılmıştık. &#8220;Düşmüş&#8221; adlı bu çizgi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1001 Roman Yayıncılık, 2010 Yılında konusu &#8220;İstanbul&#8221; olan bir çizgi roman yarışması düzenlemişti. Katılan kişilerin az olması ve herkesin çok farklı janralarda çizmesi üzerine katılan herkes birinci seçilmiş ve ödül almıştı. Bu yarışmaya gönderdiğim Çizgi roman olan &#8220;Sultanahmet&#8217;te bir gün&#8221;&#8216;ü daha evvel yollamıştım. Aynı yarışmaya ikinci bir çizgi roman&#8217;la da katılmıştık. &#8220;Düşmüş&#8221; adlı bu çizgi romanı ben yazmıştım ve Deniz Şakar çizmişti. Malesef zaman azlığından çinisini atamayıp sadece kurşunkalemlerini göndermişti. Bu yüzden çizgi roman scan&#8217;lenince çok net çıkmadı. Biraz düzeltmeye çalıştım ama en fazla bu kadar oldu.  Sayfaların tek tek üstüne gidip büyütebilirsiniz&#8230;</p>
<p>Umarım begenirsiniz.</p>
<p>1</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-595" title="com2-melek01" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01-646x1024.jpg" alt="" width="600" height="951" /></a><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01.jpg"><br />
</a>2</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01-2.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-589" title="com2-melek01 (2)" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01-2-694x1024.jpg" alt="" width="600" height="885" /></a></p>
<p>3</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01-3.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-590" title="com2-melek01 (3)" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01-3-664x1024.jpg" alt="" width="600" height="925" /></a></p>
<p>4</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01-4.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-591" title="com2-melek01 (4)" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01-4-696x1024.jpg" alt="" width="600" height="882" /></a></p>
<p>5</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01-5.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-592" title="com2-melek01 (5)" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01-5-680x1024.jpg" alt="" width="600" height="903" /></a></p>
<p>6</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01-6.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-593" title="com2-melek01 (6)" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01-6-719x1024.jpg" alt="" width="600" height="854" /></a></p>
<p>7</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01-7.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-594" title="com2-melek01 (7)" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com2-melek01-7-656x1024.jpg" alt="" width="600" height="936" /></a></p>
<p>SON</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?feed=rss2&#038;p=598</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SULTANAHMET&#8217;TE BİR GÜN</title>
		<link>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=569</link>
		<comments>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=569#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Nov 2011 17:49:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uzun John Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=569</guid>
		<description><![CDATA[1001 Roman Yayıncılık, 2010 Yılında konusu &#8220;İstanbul&#8221; olan bir çizgi roman yarışması düzenlemişti. Katılan kişilerin az olması ve herkesin çok farklı janralarda çizmesi üzerine katılan herkes birinci seçilmiş ve ödül almıştı. Bu yarışmaya gönderdiğim Çizgi roman aşağıdadır .  Genelde senaristliği tercih ettiğim için,  yazar-çizerin kendim olduğu ender bir çizgi romandır. Sayfaların tek tek üstüne gidip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1001 Roman Yayıncılık, 2010 Yılında konusu &#8220;İstanbul&#8221; olan bir çizgi roman yarışması düzenlemişti. Katılan kişilerin az olması ve herkesin çok farklı janralarda çizmesi üzerine katılan herkes birinci seçilmiş ve ödül almıştı. Bu yarışmaya gönderdiğim Çizgi roman aşağıdadır .  Genelde senaristliği tercih ettiğim için,  yazar-çizerin kendim olduğu ender bir çizgi romandır. Sayfaların tek tek üstüne gidip büyütebilirsiniz&#8230;</p>
<p>Beğenilerinize sunarım</p>
<p>1</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet01a1.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-568" title="com1-Sahmet01a" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet01a1-711x1024.jpg" alt="" width="600" height="864" /></a></p>
<p>2</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet02a.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-565" title="com1-Sahmet02a" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet02a-725x1024.jpg" alt="" width="600" height="847" /></a></p>
<p>3</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet03a.jpg"><img class="alignnone size-large wp-image-562" title="com1-Sahmet03a" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet03a-724x1024.jpg" alt="" width="600" height="848" /></a></p>
<p>4</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet04a.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-563" title="com1-Sahmet04a" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet04a-723x1024.jpg" alt="" width="600" height="849" /></a></p>
<p>5</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet05a.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-566" title="com1-Sahmet05a" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet05a-724x1024.jpg" alt="" width="600" height="848" /></a></p>
<p>6</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet06a.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-561" title="com1-Sahmet06a" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet06a-724x1024.jpg" alt="" width="600" height="848" /></a></p>
<p>7</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet07a.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-560" title="com1-Sahmet07a" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet07a-723x1024.jpg" alt="" width="600" height="849" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/11/com1-Sahmet02a.jpg"><br />
</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?feed=rss2&#038;p=569</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Graphic Novel Arşivi Nasıl Yapılır ?</title>
		<link>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=532</link>
		<comments>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=532#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Oct 2011 12:24:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çizgi roman İncelemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=532</guid>
		<description><![CDATA[Yazıya başlamadan evvel, bu yazının tamamen kişisel olduğunu, bir arşiv yapmanın bir sürü değişik yolu olduğunu, bu yazı ile hiç bir şekilde “doğru yol budur” gibi bir gaye gütmediğimi belirtmek isterim. Tek amacım, arşiv yapan arkadaşlar varsa onların belki gözlerinden kaçırdıkları bir şey varsa onu göstermek, arşiv yapmak isteyenler için de belli güdülecek yolları göstermektir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazıya başlamadan evvel, bu yazının tamamen kişisel olduğunu, bir arşiv yapmanın bir sürü değişik yolu olduğunu, bu yazı ile hiç bir şekilde “doğru yol budur” gibi bir gaye gütmediğimi belirtmek isterim. Tek amacım, arşiv yapan arkadaşlar varsa onların belki gözlerinden kaçırdıkları bir şey varsa onu göstermek, arşiv yapmak isteyenler için de belli güdülecek yolları göstermektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öncelikle Graphic Novel ne demektir, onu belirteyim. Graphic Novel, okuyucuya bir olayı anlatmak için sadece kelimeleri değil, çizgileri de kullanan bir kitap şeklidir. Bu klasik bir çizgi roman formatında olabileceği gibi, tamamen deneysel bir stil de olabilir. Genellikle çoğu Graphic Novel, klasik çizgi romanlardan daha uzundur ve kalındır, tek bir hikaye anlatılır ( ya da içinde bir sürü küçük hikayenin birleşimi de olabilir) ve standart Amerikan çizgi romanından farklı olarak kütüphanelerde daha rahat durması ve korunması için ciltli ya da karton kapakla basılırlar. İçerdiği konu, gerçek hayattan süper kahramanlara, bilim kurgu’dan korku’ya, western’dan cinsel fantazilere kadar her dalı kapsayabilir. Graphic Novel’ların tarihçesi çizgi romanlardan daha eskiye dayanır. Ama ciltlenmiş, başı sonu belli olan bir çizgi roman da Graphic Novel ( ya da kısaca GN) sayılabilir.</p>
<p><em> <a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/10/gn-resim1.jpg"><img class="size-medium wp-image-533 alignnone" title="gn-resim1" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/10/gn-resim1-210x300.jpg" alt="" width="210" height="300" /></a></em></p>
<p><em>William Blake’in “Cennet ve Cehennemin evliliği ( 1793) ilk GN’lerden biri olarak kabul edilir.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir GN arşivi oluşturmak çok kolay değildir. Ne de olsa şu anda bir orijinal GN fiyatı 10-50 $ arası değişmektedir. Şu andaki maaşların durumu ve kitaba para vermeyi günah sayan bir ülkede yaşadığımız da göz önüne alınırsa, bir GN’a yüksek paralar ödemek o kadar da kolay bir seçim olmayacaktır.O yüzden eğer bir arşiv yapmayı kafaya koyduysak seçici olmamız gerekmektedir. İşte ben bu kriterlerden ve seçilmesi gerekli yollardan bahsedeceğim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Sevdiğiniz ile başlayın </strong></li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p>En önemli noktayı unutmayın. Bu arşivi siz sadece kendiniz için yapıyorsunuz.</p>
<p>O yüzden önce okumaktan keyif aldığınız çizgi roman türünü seçin. Comics mi seviyorsunuz, Fumetti mi, Franco-Belçika mı, yoksa Türk mü ?</p>
<p>Peki hangi kahramanı sevdiğinizi düşünün. Tex mi, Örümcek adam mı, Sky Doll mu ?</p>
<p>Ya dil ? Orijinalci misiniz, yoksa Türkçe dublaj mı seviyorsunuz?</p>
<p>Bunu belirlemek zaten bu işin en kolay tarafıdır. Belirlemeyi bitirdikten sonra, beğendiğiniz GN’ları alıp kütüphanenize yerleştirmeye başlayabilirsiniz.</p>
<p><em> <a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/10/gn-resim-2.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-534" title="gn-resim 2" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/10/gn-resim-2-300x297.jpg" alt="" width="300" height="297" /></a></em></p>
<p><em>1966’da yayınlanan Dr.Strange’in ilk Marvel GN’i olduğu hala tartışma konusudur.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Araştırın</strong></li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p>Yavaş yavaş kütüphanenizi yapmaya başladınız. Farz edelim ki oldukça popüler bir kahraman olan Örümcek Adamı seçtiniz. Fakat Türkiye’de çıkan Örümcek Adamlar size yetmemeye başladı. Orijinalleri de bulmak istediniz. İşte o zaman işin eğlenceli kısmı başlıyor. İnternette bir sürü yabancı siteden Örümcek Adamın şu ana kadar kaç tane GN ‘sinin çıktığını bulabilirsiniz. ( Bunların içinden Örümcek Adam evreninde geçen ve geçmeyenler olabilir, buna da dikkat etmek gerekir. Mesela Vertigo tarafından 2004 yılında çıkartılan Steven Seagle’ın yazdığı “It’s a Bird” adlı eser, bir Süperman GN’ı olarak bilinir, ama aslında bir Superman hikayesi değil, Steven Seagle’ın kendi başından geçen bir olaydır. Kendisine Süperman için yazarlık teklif edildiğinde, değişik fikirler bulmasını ve ailesindeki genetik hastalığın kendisinde de ortaya çıkmasının endişesini taşıyan içten bir günlük hayat GN’ıdır.) Bulduğunuz GN’ın fiyatlarını da inceleyip kendi bütçenizle oranlayın ve ona göre ya dışarıdan getirtmeye başlayın ya da Türkiye’de bazı kitapçılara sipariş verin.</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/10/gn-resim-3.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-535" title="gn-resim 3" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/10/gn-resim-3.jpg" alt="" width="199" height="300" /></a></p>
<p><em>Örümcek Adamın bir GN’ı.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Uzmanlaşma evresi</strong></li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p>Çoğu GN toplayıcısı, belli bir yerden sonra bir firmayla ya da sırf bir karakterle kalmak istemez. O zaman elinizdeki GN’lara tekrar bakın ve özellikle beğendiğiniz çizer ve yazarları not edip, onların farklı işlerini bulmaya çalışın. Bu arada çoğu satış sayfasında “şu çizgi romanı alan kişilerin %70’i şunu da almıştır.” gibi istatistikler bulunur. O istatistikleri inceleyin ve beğeneceğinizi tahmin ettiğiniz o GN’leri de elde etmeye çalışın. Belli bir süre sonra belli yazar ve çizerleri tanımaya ve onların yayınladıkları eserleri takip etmeye başladığınızı göreceksiniz.</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/10/gn-resim-4.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-536" title="gn-resim 4" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/10/gn-resim-4-212x300.jpg" alt="" width="212" height="300" /></a></p>
<p><em>Herkesin bildiği bir GN kahramanı, Sandman</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Farklı ekollere de göz atın</strong></li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p>Herkesin bir tercihi ve başka bir şeye değişmeyeceği GN’lar vardır. Türkiye’de genelde bunu üçe ayırabiliriz. Fumetticiler, Comic’çiler ve de Mangacılar. Ama ben bunu biraz yalnış buluyorum. Benim kendi GN koleksiyonumda Singapur mangası da bulunur, Türkiye’de çıkan sayılı Türk GN’lerde. Sırf comics okuyan bir kişinin, çizgi roman hakkındaki bilgisi de sadece comics kadar olacaktır. O yüzden tüm değişik ekollere de göz atmanızı öneririm. Bunu yine sağdan soldan duyduğunuz “Bu GN iyiymiş” şeklinde de yapabilirsiniz, ya da bazı kitapçılara sorduğunuzda onlar da sizi yönlendirebilirler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Klasikleri kaçırmayın</strong></li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p>Nasıl ilkokulda hepimiz klasikleri okuduysak, GN piyasasında da bunun yapılması gerekir. GN piyasasında devrim niteliğinde olan eserlerin kesinlikle okunması ve de kütüphanede yer alması gerektiğini düşünüyorum. Bu eserlere bakıldığında yine belli başlı yazarlar olduklarını görüyoruz. Bu yazarların eserleri şu anda GN piyasasında klasikler arasında yer almıştır. Bunlar hangileridir ? Yazarlar ve eserler olarak isim verecek olursam</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Alan Moore: Watchmen,V for Vendetta, From Hell, League of Extraordinary Gentlemen</p>
<p>Warren Ellis : Transmetropolitan, Planetary, Authority</p>
<p>Garth Ennis : Preacher, Punisher</p>
<p>Neil Gaiman : Sandman</p>
<p>Grant Morrison : Invisibles,52,Seven Soldiers</p>
<p>Bill Willingham : Fables</p>
<p>Frank Miller : Sin City, Dark Knight</p>
<p>Brian Azarello : 100 Bullets</p>
<p>Kurt Busiek : Astro City</p>
<p>Masamune Shirow : Ghost in the Shell,Appleseed</p>
<p>Brian Vaughan : Pride of Baghdad, Y: The Last Man on earth, Ex Machina</p>
<p>Art Spiegelmann : Maus</p>
<p>Herge : Tenten</p>
<p>Goscinny-Uderzo : Asterix</p>
<p>Morris : Lucky Luke</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu liste daha da uzatılabilir&#8230;</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/10/gn-resim-5.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-537" title="gn-resim 5" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/10/gn-resim-5-211x300.jpg" alt="" width="211" height="300" /></a></p>
<p><em>Maus, bir Pulitzer ödülü alan ilk ve tek GN</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Bağımsızları da göz ardı etmeyin</strong></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>İlk başta büyük çizgi roman yayıncıları GN olayına sıcak bakmadıkları için, genelde ilk GN’ları hep bağımsız veya küçük yayıncılar çıkartmıştır. İşin ironik yönü, büyük yayınevleri GN’nin başarısını fark ettiklerinde hem kendi kahramanlarının maceralarını GN olarak yayınlamaları, hem de bazı bağımsız yazar-çizer takımlarının GN’lerini de basmaları, küçük yayınevlerini işlerinden etmiştir. Fakat hala ayakta duran ve çok kaliteli GN basan yayınevleri bulunmaktadır. Son zamanlarda ödül alan veya ödül almasa da ciddi hayran kitleleri olan GN’lar şunlardır.Bunları okuduğunuzda da önünüzde çok farklı ufuklar açıldığını göreceksiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Marjane Satrapi : Persepolis</p>
<p>Charles Burns : Black Hole</p>
<p>Alex Robinson : Box Office Poison, Tricked</p>
<p>Craig Thompson : Blankets, Goodbye Chunky Rice</p>
<p>Alan Martin : Tank Girl</p>
<p>Daniel Clowes : Ghost World, Art School Confidential</p>
<p>Alison Bechdel : Fun Home</p>
<p>Will Eisner : Spirit, A Contract with God, Last day in Vietnam</p>
<p>Joe Sacco : Safe Area Goradze</p>
<p>Harvey Pekar : American Splendor, Our cancer year</p>
<p>Kyle Baker : Why I hate Saturn, You are here, The Cowboy Wally Show</p>
<p>Katsuhiro Otomo : Akira, Domu</p>
<p>Canales-Guarnido : Blacksad</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu liste de uzatılabilir&#8230;</p>
<p><a href="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/10/gn-Resim-6.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-538" title="gn-Resim 6" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/10/gn-Resim-6-189x300.jpg" alt="" width="189" height="300" /></a></p>
<p><em>Craig Thompson’a dünyaca ün kazandıran GN Blankets</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Her zaman fikirlere açık olun, başka yazar-çizerler bulun</strong></li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p>Bu yazıdaki GN’ler umarım size bir fikir vermiştir. Internete girip başka kişilerin de GN listelerine bakabilirsiniz. Sırf GN üzerine açılmış bilgi veren veya satış yapan internet sayfaları da mevcuttur, oralara da girebilirsiniz. Bu listelerden çok farklı GN’a ulaşmanız da mümkün olacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sonuç :</strong> GN toparlamak ve arşiv düzmek aslında zor , fakat zor olduğu kadar da eğlenceli bir iştir. O yüzden kendinizi kısıtlamayın, listeler oluşturup o listelerdekini toparlmaya ve bu işin keyfini çıkarmaya çalışın. GN arşivinizi düzenlemenizde, hepinize bol şanslar dilerim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tunç PEKMEN</p>
<p>Haziran 2011</p>
<p>www.uzunjohn.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?feed=rss2&#038;p=532</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni sitem hizmete girdi</title>
		<link>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=527</link>
		<comments>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=527#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Oct 2011 17:19:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uzun John Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=527</guid>
		<description><![CDATA[Yeni sitem hizmete girdi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni sitem hizmete girdi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?feed=rss2&#038;p=527</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Noel Baba ve Çizgi Romandaki Rolü</title>
		<link>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=115</link>
		<comments>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=115#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Sep 2011 18:07:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çizgi roman İncelemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://localhost/uj/?p=115</guid>
		<description><![CDATA[Noel Bayramı , ya da İngilizcesi &#8220;Christmas Holiday&#8221; &#8216;ın Hıristiyan aleminde çok büyük bir yeri vardır. Zamanla Hıristiyanlık dışına çıkmış ve başka dinden kişilerin de kutladığı sembolik bir bayram haline gelmiştir. Eskiden Noel bayramı 24 Aralık’ta başlayan ve yılbaşından sonraki ilk Pazar’a kadar yaklaşık 15 gün süren , ve genellikle bir dini bayramdan çok bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/09/noel-kapak.jpg" alt="kapak" width="150" /></p>
<p>Noel Bayramı , ya da İngilizcesi &#8220;Christmas Holiday&#8221; &#8216;ın Hıristiyan aleminde çok büyük bir yeri vardır. Zamanla Hıristiyanlık dışına çıkmış ve başka dinden kişilerin de kutladığı sembolik bir bayram haline gelmiştir. Eskiden Noel bayramı 24 Aralık’ta başlayan ve yılbaşından sonraki ilk Pazar’a kadar yaklaşık 15 gün süren , ve genellikle bir dini bayramdan çok bir panayır havasında olan ve şenliklerle geçen bir bayramdı. Şimdiyse bazı ülkeler, bu bayrama kendi geleneklerinden ve dini inançlarından gelen kutlamaları da katıp  birleştirmeleriyle , bu tatile extra günler de ilave edilmiş, mutluluk havası uzatıldıkça uzatılmaya çalışılmıştır. Bazı Avrupa ülkelerinin Mart’taki Halloween bayramını bile Noel’le birleştirdikleri bilinir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Noel , özellikle Avrupa ve Amerika’da küskünlerin barıştığı, kavga edenlerin arkadaş olduğu, herşey ters gitse de son anda düzeldiği , mucizevi ve mutlu zamanlar olarak kutlanır. Noel Baba da , bu Noel tatilinin kişileştirilmiş halidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Noel baba , ya da diğer isimleriyle Santa Claus , ya da Saint Nicholas ; Yunanlı bir Hırsitiyan rahiptir, ve Likya’da yani Antalya taraflarında rahiplik yapmıştır. Bir söylenceye göre İskenderiye’ye yolculuğu esnasında bir denizciyi boğulmaktan kurtardığı için denizcilerin azizi olarak da bilinir. Yaptığı diğer iyilikler arasında fahişeliğe başlamamaları için 3 tane kızkardeşe uzun süre para vermesi bilinir. Başka bir söylentiye göre ise, Noel Baba yıl boyu çocukları gözetler ondan sonra da yıl dönümlerinde iyi çocukların ayakkabılarına altın para bırakırmış. Hıristiyanlar tarafından çok sevilen Aziz Nicholas, unutulmamış ve hikayeleri dilden dile dolaşmış. Bu hikayeler değişik ülkelere de gitmiş, ver her ülke bu hikayelerin içine biraz kendi folklorlerini de eklemiş.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/09/noel-1.jpg" alt="1" width="200" /><span style="font-size: x-small;"><br />
Eski zamanlardan kalan geleneksel bir Noel Baba Çizimi</span></p>
<p>Mesela İskandinav ülkelerindeki baba tanrı Odin’in özelliklerinin bazıları Noel baba’ya eklenmiştir. Bilge olması, uzun ve gür bir beyaz sakalı olması, ve Odin’in Iskandinav çocuklarının terlik ve ayakkabıları içersine hediye ve şeker koyması gibi …  Noel Baba , her ülkede birazs revizyona uğrayarak  dilden dile dolaşan bir söylence olmuş çıkmış. Noel bayramını kişiselleştirmek istediklerinde de ellerinde bulunan bu figürü kullanmışlar. Aziz Nicholas’ın günü olarak bilinen ya da şölen günü olarak bilinen 6 Ocak’ta da ( Epiphany) Noel Bayramının bitiş günü olarak kullanılmış.</p>
<p><strong><img src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/09/noel-2.jpg" alt="2" width="200" /></strong><br />
<span style="font-size: x-small;">DC’nin büyük üçlüsü de Noel’i kutluyorlar.</span></p>
<p>Şu anda bilinen şişman sempatik kırmızı kostümlü adam görüntüsü ise karikatürist Thomas Nast’ın işidir. Nast,  bilinen bir politik karikatüristti, ve 1881 yılında o zamana kadar genellikle Odin’e benzer şekilde ince uzun ve sakalı çizilen Noel baba’nın tersine mutlu neşeli , göbekli ve kısa boylu bir imaj çizdi. Pagan geleneklerini bildiği için de o geleneklere göre kutsal olan yeşil ve kırmızı renkleri , elbisesini tasarlarken kullandı . Daha sonra zamanla yeşil kostümden çıkartıldı ve Noel Baba tamamen kırmızı bir kostüme sahip oldu.</p>
<p>Noel , az önce anlattığım gibi neşe ve mutluluk sembolüdür. Noel baba çok sevildiği için, Aralık aylarında filmlerde , dizilerde, çizgi romanlarda ve çizgi filmlerde görünmesi gayet normaldir. Genelde dizilerde ve filmlerde işlenen tema basittir. Sempatik kahramanın tüm işleri ters gider, sonra Noel Baba’nın gelmesiyle herşey düzelir. Çizgi romanlarda ise durum biraz farklıdır. Noel Baba yine özüne sadık kalınarak çizilir, ve öykü yine genellikle mutlu sonla bitirilir, fakat öykü genelinde Noel baba , yazarın ve çizerin türlü muzurluklarına maruz kalma durumundadır. Bazı çizgi romanlar bu Noel tatili boyunca “holiday special” adı altında genelde insanın içini ısıtan sıcak hikayeler dolu çizgi romanlar çıkartırlar.</p>
<p>Bu tarz çr’lerin çoğunda konular benzerdir. Ya Noel baba’nın başı derde girer, kahramanlar ona yardımcı olurlar, ya da kahramanlar o gün kendi isteklerinden ödün vererek başka birisine bir iyilikte bulunurlar.</p>
<p><strong><img src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/09/noel-3.jpg" alt="3" width="250" /></strong><br />
<span style="font-size: x-small;">Hitman’ın Noel kapağı pek görmeye alışık olduğumuz Noel kapaklarından değil.</span></p>
<p>Superman bir kaç özel macerasında Noel Baba’ya hediyeleri dağıtmak için yardımcı olur.</p>
<p>Hit-Man , bir macerasında Noel baba kılığına giren bir süper kötüyü öldürür.</p>
<p>Archer &amp; Armstrong çizgi romanında, Armstrong adlı karakter Hollywood’da Noel baba kıyafetiyle fakirlere yardım toplar ve bu arada bir çete savaşının ortasında kalır. ( Hava sıcak olduğundan şortlu bir Noel babadır)</p>
<p>Futurama çizgi filminde , Noel Baba delirmiş bir robottur ve 25 Aralık’ta insanları öldürmek için yola çıkar.</p>
<p>Bazı dergilerde ise Noel Baba yardımcı karakter rolünde değil, esas roldedir.</p>
<p><strong><img src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/09/noel-4.jpg" alt="4" width="250" /></strong><br />
<span style="font-size: x-small;">Noel Baba’nın başrolde olduğu bir çizgi roman.</span></p>
<p>Noel baba miti zamanla geliştirilmiştir. Şu andaki en son haline göre, Noel Baba kuzey kutbunda yaşamaktadır. Cüce yardımcılarıyla beraber yıl içinde iyilik yapan çocuklara hediyeler yaparlar. Sonra da yılbaşında kızağına oyuncakları yükler. Bu kızağı en başta kırmızı burunlu geyik Rudolf’un olduğu toplam 9 geyik çeker. Noel baba bu uçan kızakla tüm dünyayı dolaşır ve herkese hediyelerini dağıtır.</p>
<p>Tüm bu cüceler , geyikler ve kuzey kutbundaki ev de zaman içinde çizgi filmlerde ve çizgi romanlarda kendilerini götermişlerdir. En son kısa animasyon dalında Oscar alan “Prep&amp;Landing” Noel Baba mit’ini çok değişik ve mizahi bir şekilde ele alır. Bu animasyona göre , Noel baba’nın cücelerinin hepsi aslında elit ve zor bir eğitimden geçmiş komandolardır , ve hediye dağıtım işini çok ciddiye almaktadırlar.</p>
<p><strong><img src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/09/noel-5.jpg" alt="5" width="250" /></strong><br />
<strong><span style="font-size: x-small;">Gen13 çizgi romanından Caitlin Fairchild Noel Babayı öperken</span></strong></p>
<p>Noel baba, her sene Aralık’ta karşımıza sürekli çıkan bir mit olmasına rağmen, bir şekilde hep kendinin yenileyerek çıktığından sıkıntı yaratmamaktadır. Umarım bu geleneğini sonuna kadar da sürdürmeyi başarır. Çünkü bence çocuklara hediye dağıtan şişman sakallı amcaların, sadece kötü niyetli sapıklar olmadıklarına inanmamız gereken bir dünyada yaşıyoruz.</p>
<p>Tunç Pekmen</p>
<p>Aralık 2010&#8242;da yazılmıştı, HAziran 2011&#8242;de yayınlanma şansını buldu &#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?feed=rss2&#038;p=115</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ROM : Uzay Şövalyesi</title>
		<link>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=112</link>
		<comments>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?p=112#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Sep 2011 18:04:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çizgi roman İncelemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://localhost/uj/?p=112</guid>
		<description><![CDATA[Daha televizyon’da Voltron yokken, gazete standlarında Alfa yayınlarının çıkardığı, “Uzay Şövalyesi: ROM” adlı bir çizgi romanla karşılaşmıştık. Voltron daha sonra hayatımıza girmiş ve bizi derinden etkilemişti. Ne kadar basit bir “Voltron her hafta yeni bir robot canavarla karşılaşır, ve ışın kılıcını çıkartıp onu yener” gibi “haftanın canavarını yenme” kurgusu olsa da Voltron belli bir yaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong><img class="alignleft" src="http://www.abckitap.com/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/09/rom-spaceknight.jpg" alt="rom-spaceknight" width="200" /><br />
</strong></p>
<p>Daha televizyon’da Voltron yokken, gazete standlarında Alfa yayınlarının çıkardığı, “Uzay Şövalyesi: ROM” adlı bir çizgi romanla karşılaşmıştık. Voltron daha sonra hayatımıza girmiş ve bizi derinden etkilemişti. Ne kadar basit bir “Voltron her hafta yeni bir robot canavarla karşılaşır, ve ışın kılıcını çıkartıp onu yener” gibi “haftanın canavarını yenme” kurgusu olsa da Voltron belli bir yaş grubunu ekrana çivilemeyi başarmıştı. Tabii o yaş grubu birden “Anne bana Voltron oyuncağı al, çizgi romanı al” diye ısrar edince, bunalan anneler gazetecilerde gördükleri ROM’ları çocuklarına almıştı. Çocuklar “Anne bu Voltron değil” diye isyan edince, anneler “Amaaan o da robot bu da robot “ şeklinde bir geçiştirmeyle çocukları başlarından savmışlar, bir çok çocuk ROM ile bu şekilde tanışmıştı. Tabii daha yaşça genç olup aksiyon arayanlar ROM’u kenara atarken,  asil ruhlu ve kahraman ROM’un birbirinden ilginç maceralarıyla karşılaşanlar ise ROM’u biriktirmeye devam etmişlerdi. 20 cilt sonra da ROM bitmişti.</p>
<p>Peki kimdir ROM ? Robot mudur, insan mıdır? Nedir ?</p>
<p>ROM, çoğu Türkçe sitede söylendiği gibi Marvel çizgi romanlarının beyni olan Stan Lee tarafından yaratılmamıştır. Hatta ROM’un ilk çıkış amacı, bir çizgi roman kahramanı olmak da değildir.</p>
<p><img src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/09/rom-resim-2.jpg" alt="resim 2" width="250" /></p>
<p><strong>Rom’un ilk sayısı<br />
</strong></p>
<p>Rom’un geçmişini öğrenmek için Bing McCoy ile tanışmamız gerekecek. Kendisi bir oyuncak tasarımcısıdır ve 70li yılların ortalarından sonlarına doğru elektronik oyuncaklar tasarlamaya başlar. Kendisi ilk başta Mısırlı bir büyücü figürü tasarlamış, bu figür tüm oyuncak firmaları tarafından redddedilince figür üstünde oynayarak onu bir Cyborg’a çevirmiştir. 1979’da Cyborg konspeti (Yarı insan, yarı makina) oldukça ilgi gördüğünden şansı yaver gitmiş ve bu oyuncağı genelde masa üstü karton oyunlar üreten Parker Brothers firmasına satmayı başarmıştır. Bu oyuncağın ilk ismi, aynı zamanda bir programlama dili olan COBOL’dur. Parker Brothers bu tarz bir sektöre ilk defa girdiklerinden COBOL oyuncağında bazı majör değişiklikler yaparlar. Daha ucuza mal olması için orijinalde yeşil olan gözleri kırmızıya çevrilir ve oyuncağın oynayan eklem yerleri oldukça azaltılır. En son değişikliği de isminde olur. Bir programlama dili olan COBOL iptal edilir, oyuncağa daha kısa ve vurucu olan ama yine de bilgisayar terminolojisinde bir anlama gelen ROM ( Read Only Memory) adı verilir. ROM, pille çalışan ve hem ses çıkartan hem de ışık saçan bir oyuncaktır. Bu oyuncağa hemen bir tane geçmiş yazılır. ROM uzayda dolaşan, Solstar birliğine bağlı ve kötülükler saçan Dire-Wraith ( Türkçe’ye okunuşu zor olduğu için Darkon diye çevrilmiştir) adındaki büyücü ırka karşı savaşan bir kahramandır. Oyuncakla beraber 3 tane de aksesuar verilir. Bir tanesi şekil değiştiren Darkon’ları bulmak için kullandığı “Enerji analizatörü”, birisi onları farklı bir boyuta göndermek için kullandığı “Nötralizör” , sonuncusu ise hangi gezegene inerse o gezegenin dilini konuşmak için kullandığı “çevirici” dir. Hatta bunu detaylıca açıklayan bir reklam filmi de çevirirler.</p>
<p><img src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/09/rom-resim-1.jpg" alt="resim 1" width="250" /><br />
<span style="font-size: small;">ROM oyuncağı ve reklamı</span></p>
<p>Parker Brothers firması, oyuncağın daha fazla ilgi görmesi için oyuncağı “Marvel” çizgi romanlarına gösterirler. Marvel sadece reklam filmini görerek bu işi onaylar, oyuncağın reklam filminde adı geçen “Solstar” düzenini ihmal ederler, ama geri kalan hikayeye sadık kalırlar. Aralık 1979’da ROM çizgi romanı standlarda yerini alır. ROM’u çizgi romana taşıyan isimler, o zamanın meşhur yazarlarından Bill Mantlo ve çizerlerinden Sal Buscema’dır. ROM’un ilk kapağını o zamanlar daha yeni yetme bir çizer olan Frank Miller ( Sin City, 300 gibi çizgi romanların yaratıcısı) çizer. ROM oyuncağı tüm dünyada topu topu 200-300 bin satar ve Parker Brothers’i büyük bir hayal kırıklığına uğratır. ROM oyuncağı piyasadan çekilir, Parker Brothers tekrar masa üstü oyunları yapmaya devam eder. İronik olarak esas amacı oyuncağı pazarlamak için çıkartılan çizgi roman, oyuncaktan daha fazla tutulur ve Amerika’da 75 sayı + 1 özel sayı olarak çıkartılır. (Türkiye’de Alfa yayınları tüm bu maceraları 20 sayıda toplar.) Sayıların hepsini Bill Mantlo yazar, 59. sayıya kadar Sal Buscema çizer, 60. sayıdan itibaren bu görevi Steve Ditko devralır. ROM’un bu kadar tutulmasındaki en büyük etken, Sal Buscema ve Steve Ditko gibi efsanevi iki isim tarafından çizilmesi ve o zamanlar fazla tanınmayan Bill Mantlo’nun müthiş bir senaryo yazma başarısıdır.</p>
<p><img src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/09/rom-resim3.jpg" alt="resim3" width="250" /><br />
<span style="font-size: small;">ROM göze çarpan kostümü nedeniyle amatör çizerlerin de gözdesidir. Bir amatör çizerin kaleminden ROM</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Biraz ROM çizgi romanını hatırlatalım.</p>
<p>ROM, aslen barışçıl Galador gezegeninden gelmektedir. Galador’lular tip olarak birebir insana benzemektedirler. Bu barışçıl gezegen birden Darkon’ların saldırısına uğrayınca, gezegenden gönüllü olan bazı kişiler herşeylerinden vaz geçerek Cyborg’laştırma operasyonundan geçerler ve birer Uzay Şövalyesi olurlar. ROM, bu şövalyelerin lideridir. Uzay şövalyeleri Darkon’ları Galador’dan uzaklaştırırlar, fakat Darkon’lar tüm evrene yayılmışlardır. Bu yüzden uzay şövalyeleri onları sonuna kadar takip etme ve yok etme kararı alırlar. ROM bu şekilde onları kovalayarak dünyaya varır ve ilk macera da zaten ROM’un dünyaya inişiyle başlar.</p>
<p><img src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/09/rom-resim-4.jpg" alt="resim 4" width="250" /><br />
<span style="font-size: small;">Resim 4 : Rom 50. özel sayısında hem Darkon’lara hem de meşhur Marvel evreni düşmanları Skrull’lara karşı savaşır.</span></p>
<p>ROM, aslında yiğit fakat melankolik yapısıyla Silver Surfer’a benzemektedir. 80’li yıllardaki “acı çeken ve sevdiğine bir türlü kavuşamayan kahramanlar” modasından ikisi de nasiplerini almışlardır. Aynı zamanda ikisi de gümüş renkli ve tehlikeli güçler taşıyan kişilerdir. ROM, yine Silver Surfer gibi dünyalılar tarafından güvenilmeyen bir cani olarak görülür. Bunun nedeni Darkon’ların şekillerini değiştirmelerinden ve ROM dışında kimse tarafından görülemediklerinden dolayıdır. ( ironik olarak Silver Surfer’in ilk maceralarında da , o dünyayı kurtarırken hep insanlar olayın sonunu gördüklerinden onu suçlamışlardır.) Fan’lar da bir “Silver Surfer ve ROM karşılaşması” görmeyi çok istemişler ama Marvel bu çağrıları yanıtsız bırkamıştır. ROM ile Silver Surfer’in birlikte göründüğü tek kare, aşağıda Galactus’un düşüncelerinde olmuştur.</p>
<p><img src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/09/rom-resim-5.jpg" alt="resim 5" width="250" /></p>
<p><strong>Galactus bile Silver Surfer ve ROM arasındaki benzerlikleri fark etmiş.</strong></p>
<p>Son sayıda ROM ve insan sevgilisi Brandy , savaştan darmadağın olmuş Galador gezegeninde yaşamayı ve de o gezegeni tekrardan inşa etme işini seçerler. Marvel çizgi romanlarının lisans süresi bitince de yenilemezler ve ROM bir daha görünmez. Fakat Marvel yine kontratlarında bazı delikleri bulurlar ve çaktırmadan ROM’u ara ara çizgi romanseverlere hatırlatırlar. Orijinalde Hulk’ın sadık yardımcısı olan Rick Jones, bir ara ROM’da önemli bir rol oynamıştı. Rick Jones Marlo ile evlenince, düğün törenlerinde davetli olan kişilerden biri de insan kılığında olan ROM’dur. Yine Rick Jones’un daha ilerki maceralarından birinde ROM’un miğferinin şeklinde bir tost makinası olduğu görülür.</p>
<p><img src="http://85.95.237.9/~uzunjohn/uzunjohn/wp-content/uploads/2011/09/rom-resim-6.jpg" alt="resim 6" width="250" /></p>
<p><strong>ROM son sayısında tekrar insan olur.</strong></p>
<p>ROM, Amerika’da, çıkartıldığı diğer Avrupa ülkelerinde ve özellikle Türkiye’de, küçük fakat sadık bir hayran kitlesi elde etmişti. Bunun bir sebebi de ROM’un çizgi romanlarda gösterdiği asil ve soylu karakteridir. ROM bitince ona muadil başka kahramanlar çıkartmayı denediler, ama bu asil ve özgün uzay şövalyesinin yerini arkasından gelen hiç bir kahraman dolduramadı.</p>
<p>Tunç PEKMEN</p>
<p>Mayıs  2011</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uzunjohn.com/uzunjohn/?feed=rss2&#038;p=112</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

